Turkish Word of the Day
yirmi beştwenty-five
Definitions
| Turkish > English |
| yirmi beş |
| 1. num. twenty-five |
Example Sentences
| Sadece bir ay içinde yirmi beş proje yaptım. I did twenty-five projects in just one month. Yirmi beş yaşındayım. I'm twenty-five. Yirmi beş yaşında olduğu için evlendi. Because she is twenty-five years old, she gets married. O, yirmi beş yaşındayken evlendi. She got married when she was twenty-five. Yirmi beş kişilik bir araç var mı? Is there a car that seats twenty-five? |
Review previous words
| kaymak | öksürmek | cerrah | orkestra şefi |
| alan | kırk beş | güneş | seksen altı |
| vantilatör | bebek | uyluk | balta |
| yarın | sol | sonbahar | iç çamaşırı |
Random
| lavabo | saç | dans etmek | kemik |
| şarkı | bisiklet | dar | doksan sekiz |
| kaşık | kahverengi | renk | bulut |
| sap | kelebek | yastık | mayıs |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
