Turkish Word of the Day
gümüş
silver
Definitions
| Turkish > English |
| gümüş |
| 1. n. silver (metal) |
| 2. adj. silver, made of silver |
Example Sentences
| Kraliçe çok güzel bir gümüş elbise giydi. The queen wore a very beautiful silver dress. Gümüş paranın miktarı ne kadar büyük olursa, rüşvet o kadar büyük olur. The larger the amount of silver, the larger the amount of corruption. O, gümüş ağaçları olan altın şehirler hakkında harika hikayeler duymuştu. He had heard wonderful stories about cities of gold with silver trees. |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| sabun | pencere | diş fırçası | tahta |
| yaprak | doksan dört | kan | hemşire |
| kutu | yürümek | otuz iki | araba |
| ip | doktor | bacak | gökyüzü |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
