Turkish Word of the Day
buz
ice
Definitions
| Turkish > English |
| buz |
| 1. n. ice |
Example Sentences
| Gölün üzerinde ince bir buz tabakası vardı. There was thin ice on the lake. Daha önce hiç kimse buz satmayı düşünmemişti. No one had ever thought of selling ice before. Buz o kadar ince ki senin ağırlığını taşımaz. The ice is so thin that it won't bear your weight. Eve döndüğümde, buz gibi soğuk bir duş aldım. When I got home, I had a nice, ice-cold shower. Ben iki defa "Sen buz üzerinde yürüyorsun"u söylüyorum. I say "You walk on the ice." two times. |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| kilit | pencere | yatak odası | başparmak |
| yaprak | yetmiş dört | çay | yanardağ |
| bahçe | ayna | yirmi iki | gazete |
| doksan dokuz | vantilatör | şelale | sağ |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
