Turkish Word of the Day
portakal
orange
Definitions
| Turkish > English |
| portakal |
| 1. n. orange (tree and fruit) |
Example Sentences
| Gittikçe daha fazla insan portakal suyu içiyor. More and more people drink orange juice. "Siparişiniz?" "Portakal suyu." "Buzlu mu?" "Evet." "İşiniz için teşekkürler." "Your order?" "Orange juice." "With ice?" "Yes." "Thanks for your business." Merhaba, ben biraz taze portakal suyu istiyorum. Hello, I would like some fresh orange juice. Bir bardak şarap, bir bira, bir portakal suyu ve bir sütlü kahve. A glass of wine, a beer, an orange juice, and a coffee with milk. Ya sen? Sen de portakal suyu alır mısın? What about you? Will you have orange juice, too? |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| kulaklık | bodrum | dalga | siyah |
| halat | kırk dört | tarak | yeni |
| bağırmak | baharat | baca | beş |
| bal kabağı | gövde | abla | battaniye |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
