Turkish Word of the Day
büyük
big
Definitions
| Turkish > English |
| büyük |
| 1. adj. big, large; grand |
Example Sentences
| O biraz büyük bir anlaşma. That's kind of a big deal. Büyük babam ve büyük annem kedi yavrusuna her gün bir sürü süt verdi ve kısa sürede yavru güzel ve tombul oldu. Every day grandfather and grandmother gave the kitten plenty of milk, and soon the kitten grew nice and plump. Büyük olasılıkla geç kalacak. It's quite likely that he'll be late. Günün büyük bölümünü geçirdiğim yer burası. This is where I spend most of the day. Onların büyük bir evi var. They have a large house. |
Review previous words
| doksan yedi | yastık | salça | dokunmak |
| gümüş | gri | kapı | köşe |
| yedi | tava | karınca | gazete |
| lahana | bal kabağı | doksan altı | renk |
Random
| cetvel | ambulans | meyve | hortum |
| kirpik | böcek | garson | taş |
| kutu | uzun | oğlan | kırk iki |
| peynir | perşembe | ayak bileği | kahverengi |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
