Turkish Word of the Day
kahverengi
brown
Definitions
| Turkish > English |
| kahverengi |
| 1. n. brown |
| 2. adj. brown |
Example Sentences
| O güzel değildi ama onun büyük, nazik kahverengi gözleri ve tatlı bir gülümsemesi vardı. She wasn't beautiful, but she had big, kind brown eyes and a sweet smile. Şu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var. There is a small brown dog under that table. Benim kahverengi gözlerim ve siyah saçım var. I have brown eyes and black hair. Kahverengi, onun doğal saç rengi değil. Brown is not her natural hair color. Piyano, güzel, koyu kahverengi ahşaptan yapılmıştır. The piano was made of beautiful, dark brown wood. |
Review previous words
| kaymak | öksürmek | cerrah | orkestra şefi |
| alan | kırk beş | güneş | seksen altı |
| vantilatör | bebek | uyluk | balta |
| yarın | sol | sonbahar | iç çamaşırı |
Random
| dede | et | diş macunu | pirinç |
| ada | yüzmek | esnemek | karabiber |
| altmış bir | tuz | kuzey | sarı |
| kol saatı | bataklık | balkon | kaşık |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
