Turkish Word of the Day
yumurta
egg
Definitions
| Turkish > English |
| yumurta |
| 1. n. egg |
Example Sentences
| Kahvaltı için iki tane tost ve üç yumurta yedim. I ate three eggs and two pieces of toast for breakfast. O tavuk son zamanlarda hiç yumurta yumurtlamadı. That chicken hasn't laid any eggs lately. O, iki düzine yumurta satın aldı. She bought two dozen eggs. Pasta yaparken yumurta, tereyağ ve şeker kullanmalısın. When making a cake, you must use eggs, butter and sugar. Çiğ yumurta yemek sizin için kötü olabilir. Eating raw eggs could be bad for you. |
Review previous words
| kaymak | öksürmek | cerrah | orkestra şefi |
| alan | kırk beş | güneş | seksen altı |
| vantilatör | bebek | uyluk | balta |
| yarın | sol | sonbahar | iç çamaşırı |
Random
| radyo | sivrisinek | halat | erkek kardeş |
| yoğurt | tramvay | güvercin | neşter |
| eğe | otuz sekiz | kadın | fırın |
| yen | doksan | tekerlek | tebeşir |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
