Turkish Word of the Day
kadın
woman
Definitions
| Turkish > English |
| kadın |
| 1. n. woman |
Example Sentences
| Hiç hak etmediği, harika bir kadın olan karısından bıkmıştı. He was bored with his wife, an excellent woman he didn't deserve. Adı ve soyadı benimki ile aynı olan bir kadın tanıyorum. I know a woman whose first and last names are the same as mine. Adam gözlerini yavaşça açtı ve kadın onu öptü. He slowly opened his eyes, and then she kissed him. Burada daha önce seni arayan bir kadın vardı. There was a woman here earlier looking for you. O yaşlı kadın yalnız başına yaşıyor. That old woman lives by herself. |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| yirmi bir | pazartesi | ateş | garson |
| kas | balıkçı | şort | ip |
| yeni | dal | şarap | müzisyen |
| seksen dört | kırk dokuz | akciğer | bağırmak |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
