Turkish Word of the Day
bıçak
knife
Definitions
| Turkish > English |
| bıçak |
| 1. n. knife |
Example Sentences
| Bu bıçak o kadar kör ki kesemez. This knife is so dull that it can't cut. O, mutfağa kadar beni takip etti ve bir bıçak aldı. Daha sonra sebzeleri kesmeye başladı. She followed me into the kitchen and picked up a knife. She then started cutting vegetables. Her zaman yanında bir bıçak taşıyor musun? Do you always carry a knife with you? Keskin bir göz olmadan keskin bir bıçak işe yaramaz. A sharp knife is nothing without a sharp eye. Beni mutfağa kadar izleyip bir bıçak aldı. She followed me into the kitchen and picked up a knife. |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| uyku | telefon kulübesi | mürekkep balığı | uçurum |
| anahtar | doğan | tünel | üniforma |
| mide | sis | çakıl | avukat |
| baharat | alkol | bezelye | yatak |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
