Turkish Word of the Day
konuşmak
talk
Definitions
| Turkish > English |
| konuşmak |
| 1. v. to speak |
| Toplantıda Türkçe mi konuşmalıyım (yoksa) İngilizce mi? - Should I speak Turkish or English in the meeting? |
| 2. v. to talk |
| Konuş benimle! - Talk with me! |
| Şey, konuşmamız gerek. - Thing, our talking is necessary. |
| 3. v. to converse; to chat |
Example Sentences
| Açık konuşmak gerekirse, onun yeni romanı çok ilginç değil. Frankly speaking, his new novel is not very interesting. Gerçekten canım konuşmak istemiyor. I really don't feel like talking. Açıkça konuşmak gerekirse, bu sana yakışmıyor. Frankly speaking, it doesn't suit you. Yabancı bir dili iyi konuşmak kolay değil. Speaking a foreign language well isn't easy. Sadece konuşmak için gece yarısına kadar uyanık kaldık. We sat up half the night just talking. |
Review previous words
| kaymak | öksürmek | cerrah | orkestra şefi |
| alan | kırk beş | güneş | seksen altı |
| vantilatör | bebek | uyluk | balta |
| yarın | sol | sonbahar | iç çamaşırı |
Random
| altmış dört | tünel | çelik | havlu |
| köprü | ocak | altmış iki | gülmek |
| kırk bir | fotoğrafçı | lavabo | kano |
| maymun | yedi | bilgisayar | kırk iki |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
