Das türkische Wort für Sänger ist
şarkıcı

Beispielsätze
| Bir şarkıcı olarak başarısı onu ünlü yaptı. | Ihr Erfolg als Sängerin machte sie berühmt. |
| O bir şair olarak değil, bir şarkıcı olarak ünlüdür. | Sie ist berühmt als Sängerin, aber nicht als Dichterin. |
| Bu şarkıcı, genç insanlar arasında çok popüler. | Dieser Sänger ist bei den Jugendlichen sehr beliebt. |
| Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü. | Der Sänger ist nicht nur in Japan berühmt, sondern auch in Europa. |
| Başarılı konser turu bir şarkıcı olarak onun ününü kurdu. | Die erfolgreiche Tournee begründete ihren Ruhm als Sängerin. |
| Eminim ki ondan büyük bir şarkıcı olacak. | Ich bin sicher, aus ihr wird mal eine große Sängerin. |
| Şarkıcı sahneden düştüğünde neredeyse gülecek hiç kimse yoktu. | Es gab kaum jemanden, der nicht lachte, als der Sänger von der Bühne fiel. |
| O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı. | Als sie dem berühmten Sänger begegnete, war sie außer sich vor Freude. |
Mehr türkische Wörter für "Berufe"
Alle Vokabelsätze
Zufälliges Quiz:
Wie lautet das Wort für Chirurg?
Wie lautet das Wort für Chirurg?
Fangen Sie an, türkische Vokabeln zu lernen
| Das Wort des Tages abonnieren |
| E-Mail: |
Lernen
Multiple ChoiceGalgenmännchenWortsuchspielKreuzworträtselLernkartenMemory
