The Turkish word for knife is
bıçak

Example Sentences
| O bir bıçak değildir, BU bir bıçaktır. | That's not a knife. THIS is a knife. |
| Lütfen bana temiz bir bıçak getirir misin? | Could you please bring me a clean knife? |
| Keskin bir göz olmadan keskin bir bıçak işe yaramaz. | A sharp knife is nothing without a sharp eye. |
| Beni mutfağa kadar izleyip bir bıçak aldı. | She followed me into the kitchen and picked up a knife. |
| Dikkatli ol, bu bıçak çok keskin. | Be careful. This knife is really sharp. |
| O, mutfağa kadar beni takip etti ve bir bıçak aldı. Daha sonra sebzeleri kesmeye başladı. | She followed me into the kitchen and picked up a knife. She then started cutting vegetables. |
| Bu bıçak o kadar kör ki kesemez. | This knife is so dull that it can't cut. |
| Bu bıçak seninse, o zaman benimkini kaybettim. | If this is your knife, then I have lost mine. |
| O bir bıçak ya da benzer bir şey taşıdı. | He carried a knife or something similar. |
| İki adamın bıçak için mücadele ettiğini gördüm. | I saw two men struggling for the knife. |
More Turkish words for The Kitchen
All vocabulary sets
Random Quiz:
What is the word for eighty-three?
What is the word for eighty-three?
Start learning Turkish vocabulary
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
