Turkish Word of the Day
yiyecek
food
Definitions
| Turkish > English |
| yiyecek |
| 1. n. food |
Example Sentences
| Yiyecek ve su kaynaklarımız dayandığı sürece burada kalabiliriz. We can stay here for as long as our supplies of food and water hold out. Hepimiz için yeterli yiyecek yok. There's not enough food for all of us. O, onu yiyecek. He shall have it. Bu yiyecek kimin? Whose is this food? Asla vazgeçemeyeceğin bir yiyecek nedir? What is one food that you could never give up? |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| doksan üç | ameliyat | peynir | çay |
| küvet | öğle yemeği | şeftali | yetmiş sekiz |
| hakim | müzisyen | gösterge panosu | diz |
| doktor | şeriye | saç | pencere |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
