Turkish Word of the Day
siyah
black
Definitions
| Turkish > English |
| siyah |
| 1. n. black |
| 2. adj. black |
Example Sentences
| İki kedim var; biri siyah, biri beyaz. I have two cats, a black one and a white one. Kahvemi siyah içerim. I drink my coffee black. O siyah değil mi? Isn't it black? Doktor siyah bir çanta taşıyarak içeri geldi. The doctor came in carrying a black bag. Onlar bir siyah ve bir beyaz köpeği beslediler. They fed a black and a white dog. |
Review previous words
| kaymak | öksürmek | cerrah | orkestra şefi |
| alan | kırk beş | güneş | seksen altı |
| vantilatör | bebek | uyluk | balta |
| yarın | sol | sonbahar | iç çamaşırı |
Random
| yirmi sekiz | yastık | hava | seksen dokuz |
| mavi | küvet | döşek | musluk |
| araba vapuru | sedye | halat | sepet |
| tavanarası | müzisyen | elli bir | sap |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
