Turkish Word of the Day
onten
Definitions
| Turkish > English |
| on |
| 1. num. ten |
Example Sentences
| On dakika önce birisi geldi. Someone came ten minutes ago. On iki saatlik yolculuk beni çok yordu. The twelve-hour journey had tired me out. On dakika içinde ayrılıyorum. I'm leaving in ten minutes. Onlar on yıllık bir hapis cezasıyla yüz yüze gelebilir. They could face a ten-year prison term. Sen on sekiz yaşın üzerinde değil misin? Aren't you over eighteen years old? |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| ısıtıcı | orman | pembe | düşman |
| üzüm | çamaşırhane | deterjan | kartal |
| meyve suyu | kelebek | yirmi beş | araba |
| fotoğrafçı | uzun | dana | limon |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
