Turkish Word of the Day
kırkforty
Definitions
| Turkish > English |
| kırk |
| 1. num. forty (in idiomatic expressions it often relates to an unspecified number) |
Example Sentences
| Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı. And the rain fell upon the earth forty days and forty nights. "Kaç yaşındasın?" - "Kırk ve on." "How old are you?" - "Forty ten." Bu okulda kırk bir öğretmen ve yaklaşık sekiz yüz öğrenci var. There are forty-one teachers and about eight hundred students in this school. On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz. Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred. Nadiren, kırk yılda bir, gece geç saatlere kadar telefonda konuşurum. I rarely, if ever, talk on the phone till late at night. |
Review previous words
| kaymak | öksürmek | cerrah | orkestra şefi |
| alan | kırk beş | güneş | seksen altı |
| vantilatör | bebek | uyluk | balta |
| yarın | sol | sonbahar | iç çamaşırı |
Random
| bir | ilkbahar | diş macunu | karabiber |
| ayak | öğretmen | gövde | tuz |
| kelebek | koşmak | mutfak | havuç |
| bisküvi | ırmak | yaban arısı | yirmi yedi |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
