Turkish Word of the Day
hızlı
fast
Definitions
| Turkish > English |
| hızlı |
| 1. adj. fast, rapid, quick |
Example Sentences
| Çok hızlı sürdüğüm için polisle başım belaya girdi. I got into trouble with the police for driving too fast. Çok hızlı yeme. Don't eat so fast. İki yaşındaki bir çocuk bu kadar hızlı koşabilir mi? Can a two-year-old boy run that fast? Bazen fazla hızlı sürüyorum. I sometimes drive too fast. Hızlı olsak iyi olur. We'd better be fast. |
Review previous words
| kaymak | öksürmek | cerrah | orkestra şefi |
| alan | kırk beş | güneş | seksen altı |
| vantilatör | bebek | uyluk | balta |
| yarın | sol | sonbahar | iç çamaşırı |
Random
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
