Turkish Word of the Day
dakika
minute
Definitions
| Turkish > English |
| dakika |
| 1. n. minute (unit of time) |
Example Sentences
| Sadece bir dakika bana yardım eder misin? Can you please help me for just a minute? Onu bir dakika yalnız bırak. Leave him alone for a minute. On dakika kadar uzun süre yağmurda bekletildim. I was kept waiting in the rain for as long as ten minutes. Sanırım otuz dakika daha beklesek iyi olur. I think we had better wait another thirty minutes. Buna bir dakika dokunmayın! Don't touch it for a minute! |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| pazar | sütyen | araba | kütüphane |
| boya | hardal | zımpara | musluk |
| koltuk değneği | yarın | saksafon | ilkbahar |
| iki | kış | altı | altmış dokuz |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
