Turkish Word of the Day
ceket
jacket
Definitions
| Turkish > English |
| ceket |
| 1. n. jacket |
Example Sentences
| Onun istediğini söylediği ceket son derece pahalıydı. The coat she said she wanted was extremely expensive. Üşüyebileceğini düşündüm, bu yüzden bir ceket getirdim. I thought you might get cold, so I brought a jacket. İş hayatında her zaman geride bir şey bırakırım, bir ceket, kahve fincanım ya da şapkam gibi. I always leave something behind at work, like a jacket, my coffee cup, or my hat. O çok daha iyi günler görmüş eski bir ceket giyinmişti. He was dressed in an old coat that had seen better days. O ceket sizin için çok fazla büyük. That jacket is way too big for you. |
Review previous words
| öksürmek | cerrah | orkestra şefi | alan |
| kırk beş | güneş | seksen altı | vantilatör |
| bebek | uyluk | balta | yarın |
| sol | sonbahar | iç çamaşırı | makas |
Random
| doksan altı | elli | tatlı | fırça |
| kırk | sap | rüya | ocak |
| bilgisayar | bağırmak | ıspanak | limon |
| kum | seksen üç | yirmi yedi | meyve |
| Learn these with |
| Multiple Choice |
| Hangman |
| Word Search |
| Crosswords |
| Memory |
| Flash Cards |
| Subscribe to Word of the Day |
| Email: |
